Obezite Cerrahisi

OBEZİTE NEDİR? OBEZİTE CERRAHİSİ NEDİR? KİMLERE UYGULANMASI UYGUNDUR? AMELİYATTAN SONRAKİ SÜREÇ NASIL OLMAKTADIR?

Obezite, vücut kitle indeksinin (BMI) % olarak hesaplanması sonucu %30'un üzerinde olmasıdır.
Bir hastaya operasyon önerebilmemiz için, basitçe Vücut Kitle İndeksinin (VKİ) %40 ve üzeri olması gerekir. Ancak Sağlık Bakanlığı'nın önerilerinde, VKİ %35 ve üzeri olup, beraberinde yüksek tansiyon, diabet, kolesterol yüksekliği ve kalp hastalığı gibi yandaş hastalıkların bulunması durumunda da hastaya obezite operasyonu yapılabilir.

Ameliyatta yapılan işlemin amacı, midenin depo fonksiyonunu azaltarak, doymayı hızlandırmak, yiyecek alımını kısıtlamak ve midenin acıkma merkezini uyaran bölgesini çıkarmaktır. Bu sayede hasta daha az acıkarak, daha az yiyebilecek; böylece kilo vermeye başlayacaktır.



ÖNEMLİ UYARI:

Obezite cerrahisi (bariatrik cerrahi), bilinç düzeyi yeterli, koopere olabilen, ruh sağlığı yerinde olan kişilere uygulanmalıdır.
Bu işlemin, hastaya ideal kilosuna dönebilme için bir şans olduğu, bu şansı iyi kullanamadığında tekrar kilo almaya başlayabileceği mutlaka hastaya anlatılmalıdır.
Obezite cerrahisinin kilo verme konusunda kesin ve kalıcı bir etki sağlaması için  ameliyat sonrasında beslenmesine ve egzersizlerine devam etmesi gerekir.
Obezite cerrahisi ile tedavi olan hastaların kilo verme hızları çok yüksektir ancak kilonun korunması için kişinin yaşam tarzını kalıcı olarak değiştirmesi ameliyattan sonraki dönem için de oldukça önemlidir.
Hastanın, ameliyat sonrasında hekimi ve diyetisyeni ile uzun sürecek bir iletişime kendini hazırlaması gerekir.
Kapalı (laparoskopik yöntemle) yapılan obezite ameliyatları sonrası, hasta kısa zamanda iyileşir ve günlük hayatına hızla geri dönebilir.
Daha önce açık olarak yapılan ve pek de yaygın olmayan obezite cerrahisi, günümüzde ameliyat sürecinin kolaylaşması ve ameliyat sonrası risklerin azalması ile laparoskopik yöntemle cerrahinin tercih edilme oranını arttırmıştır. Üstelik başarılı bir obezite cerrahisi sonrasında hasta, yüksek tansiyon, diabet, kalp hastalığı, eklem sorunları, uyku apnesi gibi, fazla kiloya bağlı sorunlardan da kurtulmaktadır.

Kimler ameliyat olabilir?
Obezite cerrahisi öncesi hastanın yeme-içme özellikleri, diyabet ve yaşam tarzı, diğer hastalıkların durumu göz önüne alınır. Cerrahi, genellikle 18-60 yaş arasında uygulanabilir. Hastaya cerrahi işlem uygulanabilmesi için bazı şartlar gereklidir.

Bunlar;
• Vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde veya obeziteden kaynaklanan hastalıkları bulunan  35-40 yaş arası hastalar.
• En az 5 yıl, tedavide başarı sağlanamamış obezite hastalığının bulunması.
• Bir yıllık ilaç ve diyet sonucunda hastalığın seyrinde değişim olmaması.
• Obezite nedenleri içinde endokrinolojiyi ilgilendiren hastalıkların bulunmaması.
• Aşırı alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olunmaması.
• Hastanın anlama ve uyum kabiliyetinin tam olması ve operasyon sonrası obezite ekibiyle uyum içinde olabilmesi.
• Ameliyata engel bir durumunun olmaması.

Tüp Mide Ameliyatı
Tüp mide ameliyatı midenin yaklaşık %80’lik kısmının cerrahi olarak çıkarılmasıyla gerçekleştirilir. Yeni oluşturulan mide, normal mideye göre belirgin derecede azalmış hacmi nedeniyle daha az gıda ve böylece daha az kalori alınmasına neden olur. Ancak asıl etkisini gıda alımını kısıtlamaktan öte, mide bağırsak sistemindeki özellikle açlık, tokluk ve kan şekeri kontrolünü sağlayan hormonlar üzerinde meydana getirdiği değişim nedeniyle yapar.

Faydaları nedir?
• Kısıtlayıcı bir ameliyat olması,
• Fazla kiloların %50-60’ının kısa sürede kolaylıkla verilmesini sağlaması,
• Yabancı bir cismin vücuda adapte edilmek zorunda olunmaması (mideye bant uygulanması gibi),
• Mide bağırsak sisteminde gıda geçiş güzergahında bir değişiklik gerektirmemesi (gastrik by-pass gibi),
• Hastanede kalış süresinin daha kısa olması,
• Mide bağırsak sistemindeki açlık, tokluk ve kan şekeri düzenleyici hormonlara olumlu yönde etkilerde bulunması
• Normal hayata hızla dönüş olması sayılabilir.

Ameliyat Sonrası Yaşam
Hastaların bilmesi gereken en önemli nokta, ameliyattan sonra kendilerini bambaşka bir hayatın beklediğidir.
•  Beslenme ve diyet uzmanı rehberliğinde düşük karbonhidrat-yüksek proteinli bir diyet uygulanması,
•  Ufak porsiyonlarda daha fazla sayıda öğünlerin düzenlenmesi,
•  İyi çiğneme alışkanlığının kazanılması,
•  Günlük multivitamin, kalsiyum ve d vitamini takviyesinin yapılması,
•  Fizik egzersizlerin buna eklenmesi büyük önem taşımaktadır.